FAİK SALİK
ŞİİR,HİKAYE,DENEME
15 Ağustos 2010 PazarFAİK SALİK
SEYİSİN GÜNCESİ
Goncalara durmuş gibi gül
bir ilkbahar çeşmesinden su içmek gibi serin
ve derin olabildiğince derin
dökecekmiş gibi gök yıldızlarını.

Kayalar vurmuş gibi sele.
Mübtezel gezinmez hiçbir zerre.
Her zehre mukabil tanrı yokuşunda bir köle yol alır ezele
tanıdık mıdır cümle yüzler kim bilir nedametin kaydından
silinmez hiç bir cüz
tüm levhalarda yazılıdır pelerinle yol alır her küre.

Bir kral doğuyor boğuyor ilk nefeste
vurduğu tele.
Oyunda sıra kimde yine mi gele
Kaynamaz cümleler,pişmeli her söz
her göz görmeli daha ne kadar var ecele.

Bir sultan doğuyor, boğuluyor şeytanlar
kümeste her kirli ruha vardır bir yer
ecel yavaş gelir bazen uzanır kumlara
yılanlar neden bu kadar soğuk
ruhumda kül tadı var
belli içtiğim sigarayı acele.

Fitneyi cesed gibi sarıyor melekler
ruhuna dokunamaz bu sultanın ne at nede yele.
Tahtına dönük aynalar
dönmeli bu yüz bin kere her bir nefere.
Arşla yer arasında gide gele
alışıyor ruhu meleğin bu miskten ele.

Rabbına döndü ve kalktı
müjdeler olsun
bu halk artık değil kimseye köle.