Her azatlı gibi Şehrazat özetliyor ateşi
Biraz kayın biraz meşe
Katıyor yine hala hayatlarımıza azıcık da olsa bir neşe
Güneşe doğrudan bak güneşe diyor
Dolaylama ve de ay bakımlarını
Kendini durmadan tekrarlar her ayna
kişisel tarihimin
talihini değiştiren icad ilk bilmece:
hele insaf yine bal kusuyor gömece
aman boyama saçlarını
sıkı sıkıya meçe.
Daha bir muntazam bu sefer nizam
Roma yok bu sefer: rimel verelim bari
Ve yine kaynıyor taş kazan
Atılıyor her yörede cesurlar ateşe.
Güzeldir baharı koklamak
Dağ diplerinde gece
Heceler hiciv geceler hidiv
Kasrında temaşa etmek varsa divanda münakaşa
Bölünmemeli bu yüzden şiir
Tamlanırsa ay bile kendini vurur
Atar imzasını Hitit bu yüzden kadeşe.
Yıldızlar kırpışır esrarlı
Sırlar ağacanın dalları yaprak açmış gökte
Kalbim kalbine ayna
Uyanın bir hain var bölükte
Ötv li eşyalar birikmiş gümrükte
kalk borusu:
duvarlar dolusu taş ormana nazır
bu halk neden her gün piknikte.
Şehrazat bir sihirdir
Sükun etmeli masal: söz hayata geldikte.
Verilen söz damardan kan
Duvardan ter atmosfer denen demlikte
Ketmedilir anlatılmaz
Gizli anahtarlar arşa nazır terlikte.
Uruc eder her temiz ruh öldükte
Farelerin küçük kalbi peynir için atar durur delikte.
Kayar durur her bir yıldız felekte
Açar durur her bir çiçek: şımarıklar nazik de.
Atılan ok söylenen söz
Altın sırmalı evrak sadece üç satır yaz
İlk satırın ucunu kırp
Bir daha ve
Bir daha dedirtme bana
Böyle kal hep.
“Kalbe kanat
Ruha tuz
Açlığa taç.”
Çekinme bakınma etrafına
Bağrını Rabbine aç.
Şeytandan evine kaç.
Alınma: her mürekkepte
Dile gelip akla inmez bu miraç.
Son sözüm
Düşmanla cenk ederken
Boyuna nur dağına kaç.
Şehrazat bir sihirdir
Bu yüzden sökün etmeli seher
sakın atının nalından yüzüğünde yoksa panzehir.
Burçları bilir herkes
Benimse aklım surlarından
Yapılma duvardaki gedikte.
Meleğin ağzı düdükte.
Yıldızlar uzak nedense bu kente
Oynaşır aşıkların ruhları gökte
Derman dallardan taşmaz
sırların anahtarı kökte.