
ıstırap denizleri kumaş gibi biçerken
aklıma düştü aklar saçlarımdan önce
iki geyik koşturur önümde
biri avım biri avımın aşkı
böylecene sıvayamaz insan kolunu zora karşı
ama çare yoktur tersine akmaz nehirler.
köleler vardır baha biçilemez pazarlarda
oysa kellesini taşımak çoğu kez acı verir insana
biraz dar geçit
biraz tenha
fakat bu menfez bana saçlarımı yolduramayacak
ahdettim bir kere geçmeye.
türlü binekler gördüm kimisi kanatlı
kimileyin indim ayı inine
biraz kış uykusu oh
biraz damla duşu taşlarda
gel hadi nazlanma artık
beyazlarda seni beklemekte allar da
ey aşkım bu yazıt senin için.
tütsüledi beni ulular
nazarlıklar asılı kapımda
ama sen olmayınca yanımda
bir yanım karanlık kalacak hep
gel beni ışığa çıkar
ey eflatun dilli sevgilim.